ANKARA – BHA
Türk İnternet Medya Birliği (TİMBİR) Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Cengiz Aksan, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, kamu yönetimindeki sorumluluk, yetki, temsil gücü ve maaş politikaları arasındaki ilişkiye dair önemli değerlendirmelerde bulundu.
Aksan, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:
“Sorumluluk ağırsa, karşılığı da ona göre olmalıdır.
Türkiye’de il yönetiminde bir paradoks var;
Yürütmenin taşradaki en yüksek temsilcisi olan Vali’nin maaşı, bazı il yöneticilerinin gerisinde kalabiliyor.
Özellikle büyükşehir belediye başkanlarının maaşları, nüfus büyüklüğüne göre Vali’nin net gelirini açık ara geçiyor.
Bu durum, sorumluluk hiyerarşisi ile devlet temsilinin doğası arasında bir uyumsuzluk yaratıyor.
Belediye başkanlarının maaşları, nüfusa göre yasal çerçevede belirleniyor ve yerel hizmet yükü ile gerekçelendiriliyor.
Bu anlaşılır bir durum; ancak Vali, sadece bir kurumun değil, aynı zamanda devletin ve Cumhurbaşkanı’nın ildeki temsilcisi konumundadır. 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’na göre il genel idaresinin başı, çoğu kamu teşkilatının hiyerarşik amiri (yargı ve askeri hariç), güvenlik ve asayişin koordinatörü olarak görev yapar; olağanüstü durumlarda yetkileri genişler.
Tüm bakanlıkların il teşkilatlarını koordine eden, kamu düzeninden sorumlu olan ve merkezi idarenin taşradaki gözü-kulağı görevini üstlenen kişi Vali’dir.
Neden Vali en yüksek olmalı?
Sorumluluk, yetki ve temsil gücünün maaşla orantılı olması gereklidir. Belediye başkanı yerel hizmetleri yönetirken; Vali, ilin bütününü (yerel + merkezi idare) devlet adına yönetir.
Vali’nin emri altında çalışan birçok kurum amiri veya benzeri konumdaki yöneticilerin (özellikle büyükşehirlerde) daha yüksek gelir elde etmesi, hiyerarşik mantığın zedelenmesine yol açar.
Şehir yöneticilerinin şartlarının iyi olması yadırganamaz; hizmet kalitesi ve liyakat için rekabetçi ücretler gereklidir. Ancak yürütmenin en yüksek temsilcisinin gelirinin, ildeki bazı yöneticilerden daha düşük kalması, makamın itibarını ve koordinasyon gücünü zayıflatır.
Vali’nin lojman, araç ve temsil imkânları olsa da, net gelir sıralamasında geride kalması, uzun vadede motivasyon ve prestij açısından sıkıntı yaratabilir.
Olması gereken şudur;
Vali maaşı, ildeki en yüksek kamu yöneticisi geliri olarak belirlenmelidir.
Büyükşehir belediye başkanı da dâhil olmak üzere tüm il yöneticilerinin maaş skalası, Vali’nin altında veya en fazla eşit düzeyde tutulmalıdır.
Temsil ve makam tazminatları, Vali’nin sorumluluk alanına (güvenlik, koordinasyon, olağanüstü yetkiler) göre güçlendirilmelidir.
Bu düzenleme, kuvvetler ayrılığını bozmadan, yalnızca yürütme hiyerarşisi içinde yapılmalı.
Devletin taşradaki yüzü olan Vali’nin, ildeki maaş sıralamasında zirvede yer alması, hem hiyerarşinin hem de temsil gücünün doğal bir sonucudur.”
















