
ASELSAN tarafından yerli ve milli imkanlarla geliştirilen mobil dijital röntgen cihazının hastanelere dağıtım süreci başlamış durumda.
Düşük radyasyon seviyesi ve yapay zeka destekli yapısıyla dikkat çeken bu cihaz, sağlık profesyonellerine tıbbi ve teknik alanlarda destek sunan uygulamalarla birlikte kullanılmaya başlandı.
Ülke genelinde dağıtımına bugün başlanan röntgen cihazının ilk teslimatı Ankara’daki Dr. Abdurrahman Yurtaslan Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne gerçekleştirildi.
“ÜRETİLEN CİHAZ ŞU AN KULLANILABİLEN CİHAZLARIN ÜST VERSİYONUNDA BİR CİHAZ”
Cihazın teslimat törenine Kamu Hastaneleri Genel Müdürü Dr. Hakan Usta, Ankara İl Sağlık Müdürü Dr. Ali Niyazi Kurtcebe ve ilgili kurum ile kuruluş temsilcileri katılım sağladı.
ASELSAN’ın ürettiği bu yerli röntgen cihazının, hastanelerin ihtiyaçlarına göre yurt genelinde dağıtılacağını dile getiren Kamu Hastaneleri Genel Müdürü Dr. Hakan Usta, şunları kaydetti:
Üretilen cihaz, dünya standartlarında bazı özellikleriyle mevcut röntgen cihazlarının üst versiyonu konumunda. Tamamen dijital bir yapı üzerine inşa edilmiş olan bu cihaz, vatandaşların daha az radyasyon almasını sağlayan tüm teknolojik donanıma sahip olarak hizmete sunulmuş durumda. Bugünden itibaren dağıtımlara başladık ve ilk teslimatı burada gerçekleştirmiş olduk.
ASELSAN, bu yıl için 30 adet cihaz üretme kapasitesine sahip. Gelecek yıl bu sayıyı 120-130 civarına çıkarmayı hedefliyoruz. Planlamalarımıza göre ASELSAN toplamda yaklaşık 330 cihazı bizlerin hizmetine sunmuş olacak.
Biz de hastanelerimize ihtiyaçlarına uygun dağıtımları gerçekleştireceğiz; ancak bu ilk 30 cihaz, bu hafta içerisinde tüm planlı hastanelerimize ulaştırılmış olacak.
“CİHAZIN RADYASYONUNUN AZ OLMASI BİZİM İÇİN ÇOK ÖNEMLİ”
Yerli röntgen cihazının, diğer röntgen cihazlarına kıyasla daha az radyasyon yaydığına dikkat çeken Usta, sözlerine şu şekilde devam etti:
Cihazın dijital yapısı, düşük radyasyon yayması ve yapay zeka destekli olması bizim için son derece önem arz ediyor. Bu cihaz, kullanıcıya tıbbi ve teknik konularda destek veren uygulamaları içeriyor.
Yapay zekanın pek çok alanda devreye girdiği günümüzde, tıbbi cihazlarımızın da bu gelişmelerden geri kalmaması gereklidir. Bu cihazın Türkiye’de yerli sermaye ve mühendislik ile üretilmiş olması bizleri son derece mutlu ediyor. Genç nesillere de bu anlamda örnek olmalı ve ilham vermelidir.
Bunun yanı sıra, gelecekteki üretim süreçleri için de bir ışık olacağına inanıyoruz. İnşallah üretimler ASELSAN ve diğer şirketlerle birlikte devam ederken, sağlık camiamız bu cihazlardan faydalanarak daha doğru teşhis koyabilir, vatandaşlarımız daha az radyasyona maruz kalarak sağlık hizmetlerinden daha hızlı yararlanabilir hale gelecektir.



