Lübnan’da Hizbullah mensuplarının kullandığı çağrı cihazlarının eş zamanlı patlatılması sonucunda 9 kişinin öldüğü saldırı, ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Matthew Miller’ın açıklamalarıyla gündeme geldi. Miller, ABD’nin olayla herhangi bir ilgisinin olmadığını ve olaydan önceden haberdar olmadıklarını belirtti. Saldırıyı gerçekleştirenleri henüz tespit edemeyen ABD, bilgi toplama sürecinde olduklarını açıkladı. Beyaz Saray Sözcüsü Karine Jean-Pierre ise saldırıdan haberdar olmadıklarını ifade etti ve İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışmaya diplomatik bir çözüm bulunması gerektiğini vurguladı.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Lübnan’daki terör saldırısını sert bir dille kınarken, yaralanan İran Büyükelçisi’ne yapılan tıbbi müdahale için Lübnan hükümetine teşekkür etti. Hizbullah milletvekili Ali Ammar’ın oğlu da saldırıda hayatını kaybedenler arasında yer alırken, Ammar, İsrail’e yeni bir saldırı olarak değerlendirdi ve misilleme yapacaklarını belirtti. Hizbullah lideri Hasan Nasrallah’ın saldırıdan zarar görmediği açıklandı.
İsrail’den henüz resmi bir açıklama gelmese de Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi, üst düzey askeri yetkililerle toplantı gerçekleştirdi. Hamas ise saldırıyı kınayarak İsrail’in yenilgiye gideceğini vurguladı. Lübnan Sağlık Bakanı Firas Abiad, saldırı sonucunda 9 kişinin hayatını kaybettiğini ve 2 bin 750 kişinin yaralandığını açıkladı. Hizbullah ve Lübnan hükümeti saldırıyı İsrail’in gerçekleştirdiğini iddia ederken, misilleme yapacaklarını duyurdular. Lübnan Dışişleri Bakanlığı ise saldırıyla ilgili BM’ye başvuracaklarını açıkladı.
Sonuç olarak, Lübnan’da gerçekleşen ve büyük bir yıkıma sebep olan çağrı cihazı saldırısı uluslararası ilişkileri de etkileyen bir olay olmuştur. ABD, İran, İsrail ve diğer ülkeler arasındaki gerilim sebebiyle bölgede daha fazla istikrarsızlık yaşanması endişesi bulunmaktadır. Saldırının ardından yaşanan gelişmeler, bölgede yaşanan gerilimi artırırken, uluslararası toplumun olaya müdahil olması beklenmektedir.

















