
İsrail’in ABD desteğiyle İran’a yönelik başlattığı saldırılar sonucunda, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı gemi trafiğine kapatması dünya ekonomisinde ciddi sıkıntılara yol açma potansiyeli taşıyor.
Ancak ABD ve İsrail’in bu kararlılığı, mevcut çatışmanın ardında daha derin ve farklı niyetler olduğunu gözler önüne seriyor.
HEDEF, İRAN PETROLÜNÜ KONTROL ALTINA ALMAK
Beyaz Saray’da ulusal enerji stratejilerinden sorumlu olan Jarrod Agen, Fox News’e verdiği demecinde ABD’nin İran politikasına dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Agen, Washington yönetiminin İran’daki büyük petrol rezervlerinin kontrolünü elde etmeyi hedeflediğini belirtti.
Agen, bu bağlamda, “Bu uzun vadeli bir oyun çünkü yapmak istediğimiz şey İran’daki bu devasa petrol rezervlerini onların elinden kurtarmak” dedi ve böylece ABD’nin stratejik enerji çıkarlarının önemine vurgu yaptı.
“TÜM PETROLÜ TERÖRİSTLERİN ELİNDEN ALACAĞIZ”
Agen, İran’ın petrol gelirlerinin “terörist örgütleri finanse etmek” amacıyla kullanıldığını iddia ederek bu kaynakların kontrol edilmesinin önemine dikkat çekti. “Tüm petrolü teröristlerin elinden alacağız” şeklindeki açıklamasıyla dikkatleri üzerine çekti.
Bu ifadeler, enerji arz güvenliği ve dış politika arasında bir bağ kurarken, Washington’un İran petrolüne yönelik duruşunun askeri ve ekonomik boyutlarını da gündeme taşımış oldu.
VENEZUELA ÖRNEĞİYLE KIYASLAMA
Agen, ayrıca ABD’nin İran’a yönelik enerji politikalarını daha önce Venezuela’da uygulanan stratejilerle karşılaştırdı. Ona göre, Washington yönetimi, geçmişte Venezuelalı petrol gelirlerinin “yanlış aktörlerin eline geçmesini önlemek” amacıyla sert tedbirler almıştı. Bu bağlamda ABD’nin Venezuela’ya yönelik yaptırımları, tanker baskınları ve ticari önlemler örnek gösterildi.
Günümüzde ABD’de ve küresel enerji piyasalarında jeopolitik gerilimler hâlâ fiyatlar ve arz güvenliği üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor; Brent petrol fiyatı da son dönemde bu jeopolitik risklerin etkisiyle yükseliş gösterdi.
AÇIKLAMALAR TARTIŞMA YARATTI
Agen’in İran petrolü ve stratejik kaynaklara dair sözleri kısa sürede kamuoyunda tartışmalara yol açtı. Bazı yorumcular, bu açıklamaların ABD’nin enerji politikası ile askeri stratejisi arasındaki bağlantıyı açıkça ortaya koyduğunu ifade etti.
Kaynak: Sivas SRT Haber Merkezi

















