
Avrupa’da Çin tehdidi devam ediyor…
Avrupa iş dünyası ve ticaret uzmanları, kıtanın sanayisini etkileyen Çin menşeli parça ve ham maddeler nedeniyle yeni bir ekonomik kriz dalgasının yaklaşmakta olduğunu ifade ediyor.
BÜYÜK KRİZ KAPIDA
Yetkililer, bu durumu yaklaşık 25 yıl önce Çin’in Dünya Ticaret Örgütü’ne katılmasıyla ortaya çıkan ve milyonlarca istihdam kaybına yol açan ilk “Çin Şoku”na benzetiyor.
Ancak bu sefer tehlikenin yalnızca elektrikli araçlar gibi tamamlanmış ürünlerle sınırlı olmadığı, asıl tehditin sanayinin temelini oluşturan ara bileşenlerin büyük ölçüde Çin’den ithal edilmesinden kaynaklandığı vurgulanıyor.
Düşük döviz kuru politikaları ve devlet destekleri sayesinde, Çin ürünlerinin Avrupa pazarında yüzde 30 ila 50 oranında daha ucuz satılması, Avrupalı satın alma yöneticilerini bu ürünlere yönlendirmekte.
Fakat bu durum, yerel üretimi sürdürülemez hale getirerek sanayinin küçülmesine ve yalnızca Almanya’da makine ile otomotiv sektörlerinde on binlerce istihdam kaybına yol açıyor.
ACİL ÖNLEM PLANLARI HAZIRLANIYOR
Kritik ilaç ham maddelerinden kimyasallara ve plastik üretimine kadar pek çok alanda Avrupa’nın ithalat hacminin neredeyse tamamının Çin tarafından kontrol edilmesi, Brüksel’i harekete geçmeye zorladı.
Avrupa Komisyonu, şirketlerin stratejik bileşenleri en az üç farklı tedarikçiden temin etmesini zorunlu kılacak acil önlemler üzerinde çalışmakta.
Avrupa sanayisini koruma amacı güden “Made in EU” gibi yasal düzenlemelerin hayata geçmesinin önümüzdeki yılları bulacak olması ise baskıyı artırıyor.
Uzmanlar, uygulanan gümrük vergilerinin Çin’in döviz hamleleriyle etkisiz hale geldiğini ve mevcut ticaret dengesizliğinin bu hızla devam etmesi durumunda meselenin ekonomik bir kriz olmaktan çıkıp, Avrupa için bir güvenlik sorunu haline geleceği uyarısında bulunuyor.

















