
Türkiye’de ve dünya genelinde giderek artan sayıda çocuk, sofralardaki “gizli düşman” ile mücadele etmek zorunda kalıyor.
Besin alerjileri, özellikle 2 yaş altındaki çocuklarda hızla yükselen bir sağlık sorunu olarak öne çıkmakta ve ebeveynlerde kaygı yaratmaktadır.
Bu tehlikeli artışın nedenleri neler ve çocuklar nasıl korunabilir? İşte bu soruların cevapları Medipol Bahçelievler Hastanesi Çocuk İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Ömer Akçal tarafından paylaşıldı.
BESİN ALERJİLERİ SALGIN GİBİ YAYILIYOR
Her yaş grubunda görülebilen besin alerjileri en çok süt çocuklarında gözlemleniyor. Özellikle anne sütü ile beslenme döneminin ardından ek gıdaya geçiş süreci, alerjik tepkilerin en yoğun olarak yaşandığı dönem olarak dikkat çekiyor.
Dr. Akçal, “Bu dönem, çocukların hem anne sütü hem de yeni gıdalarla tanıştığı bir süreçtir; bu da alerjik reaksiyonların erken dönemde tespit edilmesine olanak tanır. Yeni bir besinle tanışmanın ardından dakikalar veya saatler içinde ciltte kızarıklık, döküntü, kaşıntı gibi belirtiler ortaya çıkıyorsa, ebeveynlerin dikkatli olup hemen bir çocuk alerji uzmanına başvurması gerekmektedir” açıklamasında bulundu.
KALICI OLMAYAN BESİN ALERJİLERİ
Dr. Akçal, çoğu besin alerjisinin kalıcı olmadığını belirtirken, özellikle süt, yumurta ve buğday gibi temel gıdalara karşı gelişen alerjilerin genellikle 5 yaşına kadar ortadan kalktığını ifade etti.
Ancak bazı besinler, özellikle kuru yemişler ve deniz ürünleri, alerji riskinin yaşam boyu devam edebileceğini vurguladı.
“Besin alerjisi tanısı konulan çocuklarda, alerjik tepkiye yol açan gıdanın diyet listesinden çıkarılması büyük bir önem taşır. Ancak büyüme çağındaki çocukların kalori ve besin dengesini sağlamak da son derece önemlidir. Bu nedenle, diyetisyen desteği ile sağlıklı alternatif besinlerin belirlenmesi gerekmektedir” diyen Dr. Akçal, ebeveynleri bilgilendiriyor.
DİYETİSYEN TAKİBİ HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR
Dr. Akçal, alerjinin sebebinin sadece çocuğun yediği gıdalarla sınırlı olmadığını belirtiyor:
“Annenin tükettiği besinler, emzirme yoluyla bebeğe geçerek alerjik reaksiyonlara sebep olabiliyor. Bu nedenle, hem annenin hem de çocuğun beslenme planı uzman bir diyetisyen tarafından dikkatlice düzenlenmelidir. Multidisipliner bir yaklaşımla, diyetisyenle işbirliği yaparak çocuklarımızın sağlıklı gelişimini güvence altına alabiliriz.”

















