
Küresel otomobil sektörü çalkantılı bir dönemden geçiyor.
2035 yılından itibaren Avrupa Birliği’nde içten yanmalı motorların yasaklanması ve sıkılaşan emisyon standartları, kıtadaki otomotiv dengelerini sarsmaya başladı.
Çinli otomobil üreticilerinin pazardaki etkisinin artmasıyla birlikte, Avrupalı otomobil markalarının yaşadığı zorluklar sektör dinamiklerini köklü bir şekilde değiştirmeye aday görünüyor.
YENİ TEKNOLOJİ AÇIKLANDI
Çin merkezli BYD, elektrikli araçların şarj sürelerini önemli ölçüde kısaltan Super e-Platfrom teknolojisini tanıttı.
Yeni Han L modeli üzerinde gerçekleştirilen testlerde, bu hızlı şarj sisteminin beş dakikada 470 kilometre menzil sunabildiği bildirildi.
Söz konusu açıklamanın ardından BYD’nin hisseleri Hong Kong Borsası’nda yüzde 6 oranında değer kazandı.
DEĞERİ DÜNYA DEVLERİNİ GERİDE BIRAKTI
Böylece, BYD’nin piyasa değeri 162 milyar dolara ulaştı ve bu, Ford (39,4 milyar dolar), General Motors (49 milyar dolar) ve Volkswagen’in (66 milyar dolar) toplamından daha fazla bir rakama denk geldi.
Tesla ile rekabet eden BYD’nin hisselerinin bu yıl yüzde 50’nin üzerinde bir değer kazandığı dikkat çekiyor.
4 BİN ŞARJ İSTASYONU KURMA HEDEFİ
BYD, Çin genelinde 1,000 kW’a kadar güç sağlayan ultra hızlı elektrikli araç şarj istasyonlarından oluşan 4 bin adet istasyon kurmayı planlıyor.
Analistler, bu yenilik ile birlikte BYD’nin elektrikli araçların benimsenmesini engelleyen en büyük engellerden birini ortadan kaldırmayı hedeflediğini, daha hızlı şarj sürelerinin tüketicilere “içten yanmalı motorlardan elektrikli araçlara geçiş için daha belirgin bir yol” sunduğunu belirtiyor.

















