
Son günlerde dijital platformlarda, erkeklerin de “özel dönemler” yaşadığına dair paylaşımlar dikkat çekiyor. Bu içeriklerde, erkeklerdeki hormonal değişimler, kadınlardaki regl sürecine benzetilerek aktarılıyor. Ancak bilimsel kaynaklar, bu benzetmenin biyolojik bir temelinin bulunmadığını ortaya koyuyor. Uzmanlar, erkeklerde hormon seviyelerinin değişebileceğini belirtirken, bunun düzenli ve belirli bir döngü anlamına gelmediğinin altını çiziyor.
İDDİALARA DAYANAN UZMAN GÖRÜŞLERİ
Bu tartışmalarda öne çıkan isimlerden biri, hayvan davranışları ve hormon ilişkisi üzerine araştırmalarıyla tanınan Dr. Alex Ryan. Ryan’ın bazı memeli türlerinde testosteron seviyelerinin mevsimsel değişikliklere bağlı olarak davranış farklılıkları yarattığını gösteren çalışmaları, erkek hormonlarının davranış üzerindeki etkilerine dikkat çekiyor. Bu çalışmalar, testosteronun sadece fiziksel değil, duygusal ve davranışsal süreçlerle de ilişkili olduğunu ortaya koymaktadır.
Bu yaklaşım, zamanla erkeklerde hormon değişimlerine bağlı ruh hali ve davranış farklılıklarını ifade etmek üzere kullanılan “Eşleşmeyen Erkek Sendromu (EES)” teriminin gündeme gelmesine yol açtı. Bu kavramın yaygınlaşmasında, klinik psikolog Dr. Sam Carter önemli bir rol üstlendi. Carter, testosteron seviyelerindeki düşüşleri bazı erkeklerde yorgunluk, sinirlilik, enerji azalması ve ruh hali değişiklikleri ile ilişkilendirebileceğini savundu; bu durumu zaman zaman kadınlardaki PMS ile karşılaştırarak ifade etti.
BİLİMSEL ÇERÇEVE NETLEŞİYOR
Uzmanların genel değerlendirmesi şu yöndedir: Kadınlardaki adet döngüsü, üreme sistemi ile doğrudan ilişkili, aylık ve düzenli bir fizyolojik süreçtir. Erkeklerde ise bu döngüyü oluşturan biyolojik mekanizmaların mevcut olmadığı belirtiliyor. Bu nedenle kadınlardaki adet döngüsünün erkekler için karşılığı yoktur.
Erkeklerde özellikle testosteron gibi bazı hormon seviyeleri; gün içindeki biyolojik ritme, yaş, stres düzeyine ve yaşam tarzına bağlı olarak değişim gösterebilir. Bu değişimler ruh hali ve davranış üzerinde etkili olabilir. Testosteron seviyelerindeki düşüş, bazı erkeklerde sinirlilik, huzursuzluk, içe kapanma veya depresyon gibi belirtilerle kendini gösterebilir. Ancak bu durum, düzenli, aylık ve öngörülebilir bir döngü oluşturmaz.
EES gibi kavramlar, tıp literatüründe resmi ve evrensel bir tanım olarak yer almaz; daha çok teorik yaklaşımlar ve popüler yorumlar çerçevesinde ele alınır.



