
Çelik üretimi sektöründe yaşanan haksız rekabet tartışmaları devam ediyor…
Türkiye Çelik Üreticileri Derneği (ÇÜD) Genel Sekreteri Ali Demir, dünya genelinde artan korumacılık eğilimlerinin Türkiye’yi haksız rekabet koşullarına maruz bıraktığını ifade etti.
Bu bağlamda, korumacılık önlemleri kapsamında Türkiye’nin mütekabiliyet ilkelerine göre tedbirler alması gerektiğini belirten Demir, “ABD, Avrupa Birliği (AB) ve bazı diğer ülkelerin korumacılık önlemlerini aşamayan Asya ülkeleri ile bazı Uzak Doğu ülkelerinin, Türkiye’ye yönelik ihracatlarındaki ani artış, yerli üretimi olumsuz etkilemekte ve ülkemizin 50 milyon ton seviyesindeki kapasitesinin önemli bir kısmının atıl kalmasına neden olmaktadır.” dedi.
Demir, Asya ülkelerindeki çelik sanayisinin devlet destekli olduğuna dikkat çekerek, Çin ve Uzak Doğu kökenli çelik ürünlerinin Türkiye pazarına olan yöneliminin son yıllarda arttığını ve sektör üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu vurguladı.
“İTHALAT SEKTÖRÜN GELİŞİMİNİ OLUMSUZ ETKİLİYOR”
Bu ülkelerden gelen ürünlerin, devlet destekleri sayesinde yerli üreticilerin maliyetlerinin altında fiyatlarla piyasaya sunulduğuna dikkat çeken Demir, Uzak Doğu ve Güney Asya ülkelerinin fazla ürünlerini uluslararası piyasalara düşük fiyatlarla aktardığını belirtti.
Demir, bu durumun küresel fiyat dengesizliğine yol açarken haksız rekabeti de derinleştirdiğine dikkat çekerek, şunları söyledi:
“2021’den itibaren Çin’den yapılan ithalat 8 kat artmıştır. İthalat artışlarının neden olduğu kapasitelerin kısıtlı kullanılması, yeni yatırımların ertelenmesi veya iptaliyle sonuçlanmakta, bu da sektörün sürdürülebilir büyüme potansiyelini olumsuz etkilemektedir. Çin ve Uzak Doğu’dan gelen çelik ürünleri, kalite sürekliliği ve standartları yönünden zaman zaman sıkıntılar doğurmaktadır.”
Parti bazında farklılıklar ve sertifikasyon güvenilirliği, ithal ürünlere yönelik en çok dile getirilen sorunların arasında yer almakta. Türk çelik sektörü ise kalite konusunda kendini kanıtlamıştır. Bugün 160 civarında ülkeye ihracat gerçekleştirmektedir.
Üretim süreçlerinde uluslararası standartlar (ISO, EN, ASTM) titizlikle uygulanmakta, kalite kontrol ve izlenebilirlik mekanizmaları sayesinde ürün güvenilirliği yüksek seviyede sağlanmaktadır. Bu durum, Türk çeliğini hem iç pazarda hem de küresel ölçekte tercih edilir kılmaktadır.
SÜRDÜRÜLEBİLİR REKABET VURGUSU
Yıldız Holding İcra Kurulu Başkanı Mehmet Altan, dampingli ürünlerin yerli sanayicinin iştahını kestiğini ifade ederek, Çin ve Endonezya gibi ülkelerde devlet destekleriyle maliyetin altındaki fiyatlarla sunulan ürünlerin Türkiye pazarında sürdürülemez bir rekabet ortamı yarattığını söyledi.
“YERLİ ÜRÜNLERİN TERCİHİ BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR”
Haksız rekabetin önüne geçebilmek adına ticaret savunma araçlarının kararlılıkla uygulanması gerektiğini vurgulayan Altan, “Antidamping vergisi, sektörün korunması için tek başına yeterli olmayacaktır. Bunun yanı sıra menşe denetimlerinin etkin bir şekilde yapılması, kalite kontrollerinin artırılması ve kamu alımlarında yerli ürünlerin tercih edilmesi de büyük önem arz etmektedir.” dedi.
Özellikle yüksek finansman maliyetleriyle başa çıkmaya çalışan sanayicilerin uygun kredi ve teşviklerle desteklen

















