
Amerika Birleşik Devletleri Başkanı, ülkesinin İran ile bir anlaşma imzaladığını ve Hürmüz Boğazı’nın cuma gününden itibaren tamamen açık olacağını duyururken, Tahran yönetimi de mutabakatın Cenevre’de imzalanacağını bildirdi.
İsrail’in Kanal 13 televizyonunun haberine istinaden, Washington ile Tahran arasında varılan mutabakat, İsrail’de şaşkınlıkla karşılandı.
“İSRAİL’İN OTOBÜSÜN ALTINA ATILMASI”
İsmi açıklanmayan İsrailli yetkililer, bu anlaşmanın Tel Aviv’i zor durumda bıraktığını ifade ederek durumu ‘İsrail’in otobüsün altına atılması’ olarak değerlendirdi.
Haberde görüşlerine yer verilen bir üst düzey İsrailli yetkili, ABD ile İran arasındaki mutabakatın ‘İsrail açısından şok edici’ olduğunu dile getirerek, İsrail’in daha önce ABD-İran müzakerelerinin başarısızlıkla sonuçlanacağını öngördüğünü belirtti.
GERGİN GÖRÜŞME
Ayrıca, İsrail Başbakanı ile ABD Başkan Yardımcısı arasında 14 Haziran’da Lübnan’daki İsrail askeri varlığı üzerine gergin bir telefon görüşmesi yapıldığı öne sürüldü.
Görüşmede, İran ile üzerinde uzlaşı sağlanan anlaşmanın bazı maddeleri de gündeme geldi.
İsrailli yetkili, İsrail ordusunun Lübnan’dan çekilmeyeceğini ancak her askeri faaliyetin yeniden değerlendirileceğini kaydetti.
Kanal 13, ABD’li bir üst düzey yetkilinin de anlaşmanın İsrail’in Lübnan’ın güneyinden çekilmesini içermediğini ve Tel Aviv’in ‘kendini savunma hakkını’ koruyacağını belirttiğini aktardı.
DAHA FAZLA BÖLGENİN KONTROL ALTINA ALINMASI TALEBİ
Öte yandan, Kanal 15 televizyonu, İsrail Güvenlik Kabinesi’nde bazı bakanların, Netanyahu’dan Lübnan’daki operasyonların sürdürülmesini ve daha fazla bölgenin kontrol altına alınmasını talep ettiğini bildirdi.
Habere göre, Netanyahu kabine toplantısında temel hedeflerinin ‘en yoğun baskılar altında dahi hareket serbestisini korumak’ olduğunu belirtip, “Hem Beyrut’ta hem de Tahran’da dokunulmazlık olacak” dedi.
İsrail Genelkurmay Başkanı, toplantıda ordunun sınır hattına çekilmeyeceğini ve askerlerin riske atılamayacağını ifade etti.
Kanal 15’in haberine göre, bazı kabine üyeleri toplantıda ABD Başkanı’nı ‘petrol ve para karşısında taviz vermekle’ eleştirdi.

















