
İsrail ile ABD’nin 28 Şubat’ta İran’a yönelik başlattığı saldırıların ardından, bölgedeki gerilimler had safhaya ulaştı.
İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatması ve karşı saldırılar gerçekleştirmesi, küresel enerji piyasalarını olumsuz etkiledi.
TARAFLAR ŞARTLARDAN RAZI DEĞİL
Karşılıklı çatışmalar ve açıklamaların peş peşe geldiği bu süreçte, kritik bir dönemeçten geçildi.
Geçtiğimiz ay, Pakistan aracılığıyla geçici bir ateşkes duyuruldu ancak müzakereler çıkmaza girdi; belirsizlik devam ediyor.
Ateşkes sonrası İslamabad’da gerçekleştirilen görüşmelerde, İran’ın savaşın her cephede sona ermesini, yaptırımların kaldırılmasını, tazminat talebini ve Hürmüz’de egemenlik kazanma isteğini belirtmesinin yanı sıra ABD’nin nükleer sınırlamalar ve füze programı talepleri iki tarafı da tatmin etmedi.
‘PETROLÜN KALBİ’NE SALDIRI OLASILIĞI
ABD Başkanı, İran’ın son teklifini ‘kabul edilemez’ olarak değerlendirerek, ateşkesi ‘hayat destek ünitesinde’ şeklinde tanımladı.
Başkan, Hark Adası’na yönelik potansiyel bir saldırı sinyali verdi.
Hark Adası, İran’ın petrol ihracatının yaklaşık yüzde 90’ını gerçekleştiren stratejik bir nokta olarak öne çıkıyor.
İRAN TELEVİZYON YAYINIYLA ALINAN ÖNLEMLER
Uluslararası basında, Trump yönetiminin bu adaya yönelik kara saldırısı seçeneklerini değerlendirdiğine dair haberler yer alıyor.
İran ise bu tehditlere karşı hazırlık yapmayı ihmal etmiyor.
İran Devlet Televizyonu, ilgi çekici bir hazırlık sürecini ekranlarına taşıdı.
DEVLET KANALINDAN SİLAH EĞİTİMİ
Çeşitli programlarda sunucular ve konuklar, stüdyoda ‘AK-47’ tüfeği olduğu tahmin edilen silahlarla temel kullanım bilgileri, şarjör değiştirme, nişan alma ve atış eğitimi uyguladı.
Yayınlar, ‘gerekirse savaşa katılma’ ve ‘ABD kara istilasına hazırlık’ temasıyla gerçekleştirildi.
İran medyası ve sosyal medya hesapları bu durumu, sivil halkın savunma bilincini artırmak ve olası bir işgale karşı kitlesel direniş hazırlığı olarak yorumladı.


















