
Dünyanın en huzurlu ülkelerinden biri olarak bilinen İsviçre’de gündem oldukça farklı bir konu etrafında şekilleniyor…
İsviçre’de sağcı İsviçre Halk Partisi (SVP) tarafından desteklenen “10 Milyonluk İsviçre’ye Hayır” önerisi için referandum tarihi yaklaşırken, bu teklif etrafında konut kiraları, yabancı iş gücü, nüfus yoğunluğu ve kamu hizmetlerinden daha iyi yararlanma gibi konular derin tartışmalara neden oluyor.
REFERANDUM YAPILACAK
Partiler ve sivil toplum kuruluşları kampanyalarını sürdürürken, anketlerde bu “kutuplaştırıcı” oylamaya dair lehte ve aleyhteki oranların neredeyse eşit olduğu dikkat çekiyor.
İsviçre Yayın Kurumu (SBC) tarafından gerçekleştirilen son ankete göre, önerinin karşıtları yüzde 52 ile önde bulunurken “10 Milyonluk İsviçre’ye Hayır” girişimi yüzde 45 destek alıyor ve yaklaşık yüzde 3 ise hâlâ kararsız durumda.
YouGov İsviçre Araştırma Enstitüsü ise oy kullanma hakkına sahip bireylerin yüzde 51’inin bu girişimi reddettiğini, yüzde 43’ünün desteklediğini ve yaklaşık yüzde 6’sının henüz karar vermediğini ortaya koyuyor.
“BU GİRİŞİM AB İLE İLİŞKİLERİ RİSKE ATABİLİR”
İsviçre Yeşil Liberal Partisi (GLP) tarafından yapılan açıklamada, bu önerinin karşıtlarından oldukları dile getirildi.
Açıklamada, İsviçre’nin konut, altyapı ve ulaşım alanlarında nüfus artışına bağlı zorluklarla karşı karşıya olduğu vurgulandı ve şunlar ifade edildi:
“Bu sorunların, katı bir nüfus sınırlamasıyla çözülemeyeceğini belirtmek isteriz. İsviçre, ekonomik, bilimsel ve sosyal olarak Avrupa ile ve dünya ile güçlü bağlara sahiptir. Ülkemiz nitelikli iş gücünden ve uluslararası iş birliklerinden büyük ölçüde yararlanmaktadır. Bu nedenle, genel kısıtlamalar yerine altyapıya daha fazla yatırım, konut inşaatında hızlı onay süreçleri, daha iyi mekansal planlama ve etkin bir göç politikası gibi mantıklı çözümlere ihtiyacımız var.”
Ayrıca, girişimi destekleyenlerin nüfus sınırlanmasının yıkıcı etkileri olabileceği vurgulandı ve önerinin kabul edilmesinin sonuçlarının ciddiyetle değerlendirilmesi gerektiği kaydedildi.
Açıklamada, sağlık, araştırma ve sanayi gibi birçok sektörün, yurt dışından gelen nitelikli iş gücüne bağımlı olduğu ve katı bir sınırın iş gücü sıkıntısına yol açacağı belirtildi. Bununla birlikte, önerinin Avrupa Birliği (AB) ile ilişkileri de olumsuz etkileyebileceği ifade edildi.
“İŞ GÜCÜ PİYASASI ÜZERİNDE ETKİ YARATACAK”
GLP’nin pragmatik ve gerçekçi bir yaklaşımı desteklediği açıklanırken, bunların göçü etkili bir şekilde yönetme ve yurt dışındakilerin entegrasyonunu artırma ihtiyacını da kapsadığı ifade edildi.
Ayrıca, bu girişimin İsviçre ile AB arasındaki ilişkilerde önemli sonuçlar doğurabileceği ve insanların serbest dolaşımının mevcut anlaşmalarla çelişebileceği belirtilerek, İsviçre’nin istikrarlı ve güvenilir ilişkilere ihtiyacı olduğu vurgulandı.
Açıklamada, bu konuda kamuoyunda yoğun tartışmalar yaş

















