ABD merkezli yatırım bankası JPMorgan’ın Yönetici Direktörü Gökhan Özkan, Türk bankalarının değerleme seviyelerinin, yabancı yatırımcılar için hala cazip olduğunu belirtti. Özkan, Türk bankacılık sektörüne olan yoğun ilginin bu değerlemeleri desteklediğini ifade etti. Son dönemde gerçekleşen Rabobank Türkiye’nin Rönesans Holding’e satılması ve Lübnan’ın Bank Audi’sinin Türkiye’deki iştiraki olan Odeabank’ın satışı, sektördeki bu ilgiyi gösteren önemli adımlar olarak nitelendirildi.
Geçtiğimiz hafta, Abu Dabi merkezli yatırım şirketi ADQ’nun Odeabank’ın yüzde 96’sını satın alması, Körfez ülkeleri ile Türkiye arasındaki ekonomik ilişkilerin güçlendiğinin bir göstergesi olarak kabul edildi. Bu satın alma, her iki bölgenin de stratejik bir uyum içerisinde iş birliği yapmasını sağlayarak karşılıklı faydaları artırdı. ADQ’nun Türk bankacılık sektörüne girme kararı, Türkiye’nin ekonomik potansiyeline olan güveni ve BAE ile Türkiye arasındaki ikili ilişkileri güçlendirme taahhüdünü yansıttı.
Özkan, Türkiye’nin istikrarlı ekonomik büyüme performansının reel GSYH artışı ve nominal GSYH’nin trilyon doları aşmasıyla kendini gösterdiğini dile getirdi. Bankacılık sektörünün gelişimi genellikle bir ülkenin ekonomik gücünü yansıttığı için Türkiye’nin bankacılık sektöründeki potansiyelinin yüksek olduğunu belirtti.
Özkan’a göre, Türkiye’nin bankacılık sektörü yabancı yatırımcılar için hala önemli fırsatlar sunmaktadır. Ülkenin istikrarlı ekonomisi ve uyguladığı makroekonomik politikalar sayesinde, Türkiye borç ve hisse senedi yatırımcıları için cazip bir pazar haline gelmiştir. Bu nedenle, Türk bankacılık sektörüne olan ilginin arttığı ve yatırımcıların ülke ekonomisi hakkındaki genel görüşlerinin olumlu yönde olduğu ifade edilmektedir.
ADQ’nun Odeabank’ı satın alması, Körfez yatırımcılarının yükselen piyasalara yönelme eğilimlerinin bir parçası olarak değerlendirilmektedir. Bu satın alma işlemi, Dubai İslami Bankası’nın dijital bankacılık varlığı T.O.M. Bank’a yaptığı yatırım gibi benzer trendlerin bir parçası olarak görülmektedir. Odeabank’ın satışının, Bank Audi’nin stratejik bir kararı olduğu ve Lübnan’daki dalgalanmalar nedeniyle yeniden yapılandırma gereksinimi duyulduğu belirtilmektedir. ADQ’nun bu satın alma ile Türk bankacılık sektöründeki varlığını genişletebileceği ve Abu Dabi ile Ankara arasındaki yakın ilişkilerin bu süreci kolaylaştıracağı vurgulanmaktadır. Karşılıklı iş birliğinin güçlü temeller üzerine inşa edilmesinin, ADQ’nun Türkiye’deki bankacılık sektöründeki etkisini artırabileceği öngörülmektedir.

















