Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Lefkoşa
Gazimağusa
Girne
Güzelyurt
İskele
Pristina
USD44,90
%0.07
EURO52,91
%-0.06
Ahmet Hasdemir
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. YALAN DÜNYA

YALAN DÜNYA

Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Hayat, biz farkına bile varmadan su gibi akıp gidiyor. Kimi zaman sevinçlerle dolu, kimi zaman acılarla sınanıyoruz. Ama en büyük hakikat şu ki, bu dünya fanidir ve herkes bir gün bu yolculuğu tamamlayacaktır. Önemli olan, bu süre zarfında nasıl bir iz bıraktığımızdır.

Yakın zamanda bir dostun oğlunun düğün töreninde aynı masadaydık, kulağımın arkasında bir şişlik oluştu, canım sıkılıyor demişti. Kötü huylu çıkan o şişlik Elif Öztürk arkadaşımızı kısa sürede genç yaşta aramızdan ayırdı. Dağlara tırmanırken özgürlüğü soluyan, dostlarına her zaman samimiyetle yaklaşan, doğaya ve insanlara sevgiyle bakan bir insan düşünelim. Ömrünü ailesine, özellikle de evlatlarına adayan, hayatını onların geleceği için şekillendiren bir anne. Kaderin cilvesi, onu gencecik yaşında sevdiklerinden kopardı. Gencecik yaşta, iki küçük çocuğunu geride bırakmak zorunda kalarak hayata veda etti.

Hayatının son döneminde, hastalığının en ağır günlerinde, ona ailesinden biri gibi bakan bir dostu, ablası vardı Elif’in. Çok uzun yıllar doğa sporları grubumuzda bizimle aktif spor yapan ve emekli olduktan sonra Ankara’ya yerleşen kıymetli arkadaşımız Gülistan Hanım. Öyle ki, bu ağır hastalığın özel bakım sürecinde gösterdiği ilgi ve şefkat, bir anne ya da kız kardeşin verebileceğinden farksızdı, belki de daha fazlasıydı. Ankara’daki bu zorlu süreçte, yanında duran, cenazesini memlekete getirip defin işlemlerine kadar her şeyle ilgilenen bu güzel insan, vefanın en nadide örneklerinden birini sergiledi.

Cenaze günü, defin sırasında bu vefalı dostla yaptığımız konuşma hâlâ kulaklarımızda yankılanıyor: “Hakkım helal olsun, nur içinde yatsın Elifim. Mekânı cennet olsun. Allah evlatlarına acısın. Onlara merhamet etsin.” Gözyaşları içinde edilen bu dualar, aslında bir insanın geride bıraktığı en büyük servetin sevgi ve iyilik olduğunu bir kez daha hatırlattı.

Herkes bir gün bu yolculuğa çıkacak, kimimiz erken kimimiz geç. Ama sonunda geride ne bıraktığımız, nasıl hatırlandığımız çok önemli. Bu yalan dünyada günümüzü boşa tüketmeden, küçük şeyleri dert etmeden, hayatın kıymetini bilerek yaşamalıyız.   O yüzden değer vermeyi, paylaşmayı, affetmeyi, sevmeyi ertelememek gerek. Zira geriye sadece bunlar kalacak.

Geçmişlerimize rahmet dilerken, yaşayan iyilik timsali vefalı insanlarımıza da saygılarımı sunuyorum.

YALAN DÜNYA
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Sivas SRT ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!