Lübnan Başbakanı Necib Mikati, İsrail’in devam eden hava saldırıları nedeniyle ülkede yerinden edilenlerin sayısının bir milyona yaklaştığını belirtti. Mikati, tarihin en büyük göç dalgasının yaşandığına dikkat çekti. Hizbullah lideri Hasan Nasrallah’ın ölümüyle sonuçlanan saldırılar sonrasında İsrail’in saldırıları devam ediyor. Sabahın erken saatlerinde Beyrut’un Dahiye bölgesi ve Sur kentine yapılan hava saldırılarında birçok kişi yaşamını yitirdi veya yaralandı. Mikati, Lübnan’ın BMGK’nın 1701 sayılı kararına bağlı olduğunu ve ordusunun bu kararı uygulamaya hazır olduğunu vurguladı.
Başbakan Mikati, ülkede yerinden edilenlerle ilgili açıklamalarda bulundu. İsrail saldırıları nedeniyle 118 bin kişi yerinden edildi ve 778 sığınma merkezine yerleştirildi. Ancak gerçek sayının bu rakamlardan çok daha fazla olduğunu belirterek bir milyon kişinin göç edebileceğine dikkat çekti. İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırıları sonucunda 1052 kişi hayatını kaybetti. Bu saldırılar, Hizbullah ile İsrail ordusu arasındaki 8 Ekim 2023’ten beri devam eden çatışmaların şiddetlenmesiyle gerçekleşti. Lübnan’da yaşanan göç dalgası Suriye’ye de sıçradı ve on binlerce kişi o ülkeye göç etti.
Hizbullah, İsrail’in saldırılarına roket ve füze saldırılarıyla karşılık veriyor. Bu karşılıklı saldırılarda büyük hasar oluşmadığı bildiriliyor. İsrail’in Lübnan’a yoğun saldırılarına rağmen Lübnan hükümeti, BMGK’nın kararına bağlılık ve hızlı yardım ulaşımı için çalışmalar başlatmış durumda. Mikati’nin açıklamaları ve Lübnan’da yaşanan dram, uluslararası toplumun da dikkatini çekmiş durumda. Bu süreçte yaşananların insanlık açısından büyük bir trajedi olduğu vurgulanıyor. Özellikle sivil halkın zarar görmemesi için uluslararası bir çözüm bulunması gerektiği belirtiliyor.
Sonuç olarak, Lübnan’ın tarihinin en büyük göç dalgasını yaşadığı bu süreçte yaşanan zulmün son bulması ve barışçıl bir çözüm bulunması gerektiği üzerinde duruluyor. İsrail’in hava saldırılarına karşı Hizbullah’ın roket ve füze saldırılarıyla karşılık vermesi, bölgede gerginliği arttırmaktadır. Uluslararası toplumun bu krize müdahale etmesi ve tarafları barışçıl bir şekilde anlaşmaya zorlaması beklenmektedir.

















