ANKARA – BHA
TİMBİR Yüksek İstişare Kurulu Başkan Vekili, akademisyen ve yazar Prof. Dr. Ali Demir, “Osman Gazi ve enerji geleceğimiz…” başlıklı makalesinde önemli noktalara değindi:
“Osman Gazi ve enerji geleceğimiz…
Geçtiğimiz hafta sonu Osman Gazi Yüzer Üretim Platformu’nun Filyos Limanı’ndan Karadeniz’deki doğal gaz sahasına uğurlanması, enerji politikamız açısından büyük bir dönüm noktasını simgeliyor.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın arama gemilerine ve yüzer üretim platformlarına tarihi şahsiyetlerinin isimlerini vermesi, milli hafızamızı stratejik yatırımlarla buluşturan önemli bir uygulama olarak öne çıkıyor.
Fatih, Yavuz, Kanuni ve Abdülhamid Han gibi tarihî figürlerin isimlerini taşıyan sondaj gemilerinin yanı sıra Osman Gazi gibi devlet kuran bir büyük şahsiyetin adını taşıyan yüzer üretim platformu varlığı oldukça etkileyici…
Geçmişimizin ihtişamı ile bugünün teknolojisi ve üretim hamlelerini ve parlak geleceğimizi simgeliyor. Türkiye’nin denizlerdeki enerji arayışına tarihî bir boyut kazandırırken, milli hedefler ve gelecek vizyonu arasında sağlam bir bağ kuruyor.
Cumhurbaşkanı’nın Osman Gazi’yi uğurlama töreninde açıkladığı günlük 20 milyon metreküplük üretim hedefi ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’nın 2028 yılı için belirttiği günlük 45 milyon metreküplük kapasite planı, Karadeniz’de keşfedilen doğal gaz rezervlerinin ekonomik değere dönüştürülmesinde yeni bir safha açıyor.
Burada tartışılan konu bir üretim tesisinin faaliyete hazırlanmasından çok daha kapsamlı bir mesele…
Türkiye’nin enerji arz güvenliğini artırmasının yanı sıra dışa bağımlılığını azaltması ve yerli kaynakları değerlendirme yeteneğini geliştirmesi adına bu çabalar kritik önem taşıyor…
Enerji, günümüz dünyasında ekonomik kalkınmanın ana girdilerinden biri olmanın yanında ülkelerin stratejik hareket alanlarını belirleyen önemli unsurlardan biri haline gelmiştir.
Sanayiden ulaşıma, elektrik üretiminden hane tüketimine kadar geniş bir yelpazede enerjiye olan talep, arz güvenliğini ulusal güvenlik ve ekonomik istikrar politikalarının merkezine yerleştiriyor.
Uluslararası piyasalardaki dalgalanmalar, bölgesel gerilimler, tedarik zincirlerindeki aksaklıklar ve büyük üretici ülkelerin enerji politikaları, ithalata bağımlı ekonomiler için önemli riskler yaratıyor. Bu nedenle yerli hidrokarbon kaynaklarının geliştirilmesi büyük bir önem kazanıyor.
Doğal gaz tüketimimizin önemli bir kısmını dış kaynaklardan sağlıyoruz.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın 2025 verilerine göre, yıl boyunca 3,11 milyar metreküp doğal gaz üretilirken, 58,34 milyar metreküp doğal gaz ithal edilmiştir.
Bu tablo, yerli üretimde sağlanacak artışın neden bu kadar ekonomik ve stratejik bir öneme sahip olduğunu gösteriyor.
İthalatın yüksekliği, uluslararası fiyat dalgalanmalarının ve tedarik koşullarındaki değişimlerin Türkiye ekonomisine doğrudan etkide bulunmasına yol açıyor.
Dolayısıyla, yerli üretimin artırılması dış ticaret dengesi ve enerji arz güvenliği açısından somut bir anlam taşıyor.
Sakarya Gaz Sahası, bu stratejinin en önemli bileşenlerinden biri haline gelmiş durumda.
21 Ağustos 2020’de açıklanan doğal gaz keşfinin ardından yürütülen çalışmalarla saha üretime alındı ve 2023 yılında Karadeniz gazı ulusal iletim sistemine dahil edildi.
Bakanlıktan alınan verilere göre, 2026 yılı itibarıyla sahadan toplam 6,7 milyar metreküp doğal gaz üretildi.
Günlük üretimin 9,5 milyon metreküpe ulaşması, ilk üretim aş

















