
Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB), öneriler ve beklentileri içeren Haziran 2026 Piyasa Katılımcıları Anketi sonuçlarını duyurdu. Açıklanan veriler, enflasyon ve döviz kuru beklentilerinde sınırlı yukarı yönlü değişimler ortaya koyarken, büyüme beklentilerinde yatay ve hafif gerileyen bir perspektif sunuyor.
YIL SONU ENFLASYON BEKLENTİSİ YÜKSELDİ
Anket sonuçlarına göre katılımcıların yıl sonu tüketici enflasyonu (TÜFE) beklentisi, bir önceki dönem raporunda yer alan yüzde 28,94’ten yüzde 29,14’e yükseldi. Bu durum, piyasanın kısa vadeli enflasyon tahmininde sınırlı da olsa bir artış yaşandığını gösteriyor.
Orta vadeli beklentilerde ise daha dengeli bir tablo gözlemlendi. 12 ay sonrası TÜFE beklentisi yüzde 23,82’den yüzde 23,81’e gerilerken, 24 ay sonrası beklenti yüzde 18,43’ten yüzde 18,29’a düştü.
FAİZ BEKLENTİLERİNDE YATAY SEYİR
Anket bulgularına göre piyasa katılımcılarının Borsa İstanbul Repo-Ters Repo Pazarı’ndaki gecelik faiz oranı beklentisi yüzde 40 seviyesinde sabit kaldı.
Ayrıca, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın Para Politikası Kurulu toplantısına yönelik politika faizi beklentisi yüzde 37 olarak belirlendi.
DÖVİZ KURU BEKLENTİLERİ YUKARI YÖNLÜ
Katılımcıların yıl sonu dolar/TL beklentisi bir önceki ankette 51,57 TL iken, bu dönem itibarıyla 51,47 TL seviyesine hafif bir gerileme kaydetti.
Öte yandan, 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi yukarı yönlü bir seyir izledi. Önceki dönemde 54,69 TL olan beklenti, bu dönemde 55,72 TL’ye çıkarak yükseldi.
BÜYÜME TAHMİNLERİNDE SINIRLI GERİLEME
Ekonomik büyüme beklentilerine dair ise sınırlı bir aşağı yönlü revizyon gerçekleştirildi. Katılımcıların 2026 yılı Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) büyüme beklentisi yüzde 3,3’ten yüzde 3,2’ye geriledi.
2027 yılına yönelik büyüme tahmini değişmeyerek yüzde 4,1 seviyesinde kaldı.
GENEL GÖRÜNÜM: BEKLENTİLERDE TEMKİNLİ SEYİR
Anket sonuçları, piyasa katılımcılarının enflasyon, faiz ve döviz kuru öngörülerinde temkinli bir yaklaşım benimsediklerini gösterdi. TCMB verileri, ekonomik göstergelere dair tahminlerin sınırlı değişimlerle belirlendiğini ve genel olarak piyasanın dengeli ancak dikkatli bir beklenti seti oluşturduğunu ortaya koydu.

















