
Suriye’de Baas rejimi döneminde uygulanan ayrımcı politikalar, 1962 Haseke olağanüstü nüfus sayımı sırasında on binlerce Kürt’ün vatandaşlık haklarından mahrum kalmasına sebep olmuştu.
Bu sayım sonucunda binlerce Kürt, ‘yabancı’ veya ‘kayıtsız’ statüsüne alındı ve bu durum kimlik, pasaport, mülkiyet hakkı, eğitim ve kamu hizmetlerinden yararlanamama gibi önemli mağduriyetlere yol açtı.
Esad rejimi süresince bu durum büyük ölçüde devam etti ve Kürt nüfusunun önemli bir kısmı fiilen vatansız kaldı.
Ancak geçiş süreci içinde yeni yönetim, bu durumu değiştirmeye yönelik adımlar atmaya başladı.
SURİYELİ KÜRTLERE, SURİYE VATANDAŞLIĞI VERİLECEK
16 Ocak 2026 tarihinde Suriye Cumhurbaşkanı tarafından 2026 Yılı 13 Numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi imzalandı.
Bu kararname ile Suriyeli Kürtler, Suriye halkının ‘temel ve asli bir parçası’ olarak resmen kabul edildi.
KÜRTÇE SEÇMELİ DERS OLARAK OKUTULACAK
Kürtlerin kültürel ve dilsel kimliği, Suriye’nin çeşitli ulusal kimliğinin ayrılmaz bir parçası olarak tanınmış oldu.
Kürtçe, ‘ulusal dil’ statüsü kazandı ve okullarda seçmeli ders olarak öğretilmesinin yolu açıldı.
Suriye topraklarında ikamet eden Kürt kökenli bireylere Suriye vatandaşlığı verilmesi ve hak ile yükümlülüklerde tam eşitlik sağlanması kararlaştırıldı.
KARARNAMEYİ UYGULAMAYA GEÇİRME TALİMATI VERİLDİ
28 Ocak tarihinde Suriye İçişleri Bakanlığı, kararnameyi uygulama talimatı verdi.
İçişleri Bakanı tarafından Sivil İşler Genel Müdürlüğü’ne gönderilen talimat yazısında; 1962 sayımının tüm kalıntıları ve Kürt karşıtı özel tedbirlerin resmi olarak iptal edildiği vurgulandı.
Suriye’de yaşayan Kürt kökenli herkese vatandaşlık verileceği belirtilirken, vatandaşlık işlemlerinin hızlandırılması ve hak eşitliğinin sağlanması talimatı verildi.

















