
ABD Başkanı, ülkesi ile Çin arasındaki ilişkilerin yeni bir gerginlik dönemine girdiğini şu sözlerle ifade etti: “Çin’de olağanüstü şeyler yaşanıyor. Ülke artık ‘düşmanca’ bir tutum sergilemeye başladı ve dünya genelindeki devletlere mektuplar göndererek nadir toprak elementleri ile ilgili üretim için çeşitli ihracat kısıtlamaları getirmeyi amaçlıyor.”
Ayrıca, bu durumun ‘piyasaları tıkayacağı’ ve dünya genelinde birçok ülke için, özellikle de Çin için yaşamı zorlaştıracağına dikkat çekti.
Olayın birçok ülkenin kendi aralarında iletişime geçmesine yol açtığını belirten başkan, bu gelişmenin beklenmedik olduğunu vurguladı.
“Son altı ay boyunca Çin ile olan ilişkilerimiz oldukça olumlu ilerliyordu. Bu nedenle ticaret yönündeki ani değişiklik daha da şaşırtıcı. Her zaman hazırlıklı olduklarını hissetmiştim ve şimdi bu konuda haklı olduğum kanıtlanmış durumda,” diye ekledi.
“DÜNYAYI ESİR ALMALARINA İZİN VEREMEYİZ”
Çin’in dünyayı kontrol altına alması durumunda buna müsaade edilmeyeceğini dile getiren başkan, bu durumun uzun zamandır sürdürülen bir stratejinin sonucu olduğunu ifade etti. Bunun, bazı elementlerin tekel haline gelmesiyle başladığını belirtti.
ABD’nin de benzer bir güce sahip olduğunu vurgulayan başkan, bugüne dek bu gücü kullanmayı tercih etmediğini ekledi.
“Şİ İLE GÖRÜŞMEMİN ARTIK BİR BÜYÜK NEDENİ YOK”
Çin Devlet Başkanı ile görüşme planlarının artık geçerli bir sebebi kalmadığını ifade eden başkan, “Bu durum sadece benim için değil, tüm özgür dünya liderleri için bir sürpriz oldu. İki hafta içinde Güney Kore’deki APEC toplantısında Şi ile bir araya gelecektim ama artık gerek olmadığını düşünüyorum,” dedi.
Çin’in yaptığı açıklamaların, Orta Doğu’daki barış adına sağlanan gelişmelere ters bir zamanda gerçekleştiğini vurgulayan başkan, bu zamanlamanın tesadüf olup olmadığını sorguladı.
Çin’in aldığı ‘düşmanca karar’ hakkında ayrıntılı olarak bilgi verilmesi durumunda, karşılık verme gerekliliği doğabileceğini belirten başkan, “Tekelleştirebildikleri her bir elemente karşı bizim iki tane var,” şeklinde konuşarak, noktaya gelindiğini düşündüğünü ifade etti. Nihayetinde, bu durumun ABD için olumlu sonuçlar doğurabileceğini belirterek, Çin ürünlerine uygulanan tarifelerin artırılması yönünde bir politika üzerinde çalıştıklarını sözlerine ekledi.

















