
Venezuela’da çarşamba günü meydana gelen ve büyük yıkıma yol açan depremlerden kaynaklı can kaybı artmaya devam ediyor.
Depremler sonucu ölü sayısı bin 430’a, yaralı sayısı ise 3 bin 238’e yükselirken, enkaz altındaki kişilere ulaşmak için arama kurtarma çalışmaları süratle devam ediyor.
Kayıp olan yakınlarını arayan Venezuelalılar, ellerinde fotoğraflar, sosyal medya paylaşımları ve duvarlara astıkları kayıp ilanları ile enkaz bölgelerinden ayrılmıyor.
ARAMA KURTARMA ÇALIŞMALARININ HIZLANDIRILMASI TALEP EDİLDİ
Yakınlarından gelecek haberleri dört gözle bekleyen aileler, yetkililerden arama kurtarma çalışmalarının hızlandırılmasını talep etti.
Evleri yıkılan depremzedeler, stadyumlar, spor salonları ve belediyelere ait sosyal tesislerde geçici barınma sağladı.
LOJİSTİK DESTEK KENT MERKEZİNDE YOĞUNLUĞA NEDEN OLDU
Venezuela’nın çeşitli bölgelerinden ve uluslararası yardım kuruluşlarından gelen insani yardımlar, La Guaira otoyolu ve kent merkezinde büyük bir yoğunluk oluşturdu.
Güvenlik güçleri, hükümetin afet bölgesine izinsiz girişlerin yasak olduğuna dair kararını hatırlatarak La Guaira otoyolunu trafiğe kapatma girişiminde bulunsa da, kente ulaşmaya çalışan kalabalığı önleyemedi.
PERSONEL SAYISININ ARTIRILMASI TALEP EDİLDİ
Enkaz altındakiler için umutla bekleyen Venezuelalılar, arama kurtarma personelinin sayısının artırılmasını ve bölgeye ek ekiplerin gönderilmesini talep etti.
Yıkılan evinin enkazı önünde bekleyen Chesica Calderon, ailesinden 5 kişinin hâlâ enkaz altında bulunduğunu belirtti.
“BENİM AİLEM HALEN ENKAZ ALTINDA”
Calderon, “Kayınbiraderim ve eşi, kaynanası ile kızı enkaz altında kaldı. Biz kendi başımıza kazıyoruz; makineler henüz gelmedi. Çok şiddetli bir deprem oldu, bazıları çıkmayı başardı, ama benim ailem hâlâ enkaz altında.” şeklinde konuştu.
Enkaz başında başka bir depremzede olan Teresa Lopez ise aile yakınlarının bir an önce kurtarılması için kaygı içerisinde beklediğini ifade etti.
“YAŞAYACAKLARINA DAİR UMUDUMUZ KALMADI”
Lopez, “Kardeşim, 3 oğlu ve 2 kızıyla enkaz altında kaldı. Kızlar 9 ve 12 yaşında. Yaşayacaklarına dair umudumuz kalmadı ancak en azından cenazelerine ulaşmak istiyoruz. Bugün makinelerin getirileceği söylendi, yani sabırla beklemek zorundayız. Yaşadıklarımız kelimenin tam anlamıyla korkunç, ne diyebilirim ki.” sözlerini kullandı.

















