
Küçük miktarlarda dahi kolayca edinilebilmesi ve güvenilir bir yatırım aracı olarak görülmesi nedeniyle vatandaşlar, birikimlerini genellikle altın alarak değerlendirmekte. Bunun yanı sıra, finansal okuryazarlığın düşük seviyelerde seyretmesi ve yüksek enflasyon da bu durumu pekiştiriyor.
Son dönemlerde artan uluslararası gerilimler ve yerel çatışmaların etkisiyle altın talebinin arttığı görülmekte. Ayrıca, krediye erişimdeki zorluklar ve konut fiyatlarındaki yükseliş, vatandaşların birikimlerini altına yönlendirmesine yol açmakta.
“YASTIK ALTI ALTIN EKONOMİYE KAZANDIRILIRSA CARİ AÇIK KAPANIR”
Bu konuyla ilgili görüşlerini paylaşan Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlkay Noyan Yalman, yastık altındaki altınların ekonomiye kazandırılması durumunda büyük ölçekli yatırımlar yapılabileceği ve istihdam artışı sağlanabileceğini belirtti. Yalman, ayrıca, “Yastık altında tutulan bu değerli hazinenin piyasaya çekilmesi büyük bir önem taşıyor. Bu konuda güvene dayalı ve istikrar sağlayıcı politikalar uygulanmalıdır. Reel sektöre kazandırılan bu kaynaklar üzerinden yapılan yatırımlar, insanların daha fazla kazanmasına katkıda bulunabilir” dedi. Ayrıca, yastık altında tutulan altın miktarının Türkiye için önemli olduğu ifade edildi ve “Bu durum, Türkiye’nin cari açığının kapanmasına neden olacaktır” ifadesini kullandı.
Yalman, Türkiye’deki yastık altı altın miktarının Avrupa’da önemli bir yere sahip olabileceğini vurgulayarak, “Son dönemde savaşların etkisiyle altın çok konuşulmaya başlandı. Türkiye’de yaklaşık 4 bin ton ile 5 bin ton arasında bir altın varlığı olduğu belirtiliyor. Bunun ekonominin dışında kalması ciddi bir kayıp. Türk halkı, özellikle düğünlerde ve özel günlerde altın hediyeleşme geleneğine sahip. Enflasyon oranlarının yüksekliği ve finansal okuryazarlığın düşüklüğü sebebiyle insanlar, birikimlerini altına yönlendirmekte. Bu kadar büyük bir hacmin hâlâ yastık altında olması, çoğunlukla ekonomik güven eksikliğinden kaynaklanıyor.” şeklinde konuştu.
“TÜRKİYE YILLARDIR ENFLASYONLA MÜCADELE EDEN BİR ÜLKE”
Yalman, bu kadar büyük bir ekonomik değerin sisteme kazandırılmasının kolay olmadığını söyleyerek, “Güven ve istikrar konusunda sürekli bir sorun var. Türkiye yıllardır enflasyonla boğuşmakta; son 20 yılda enflasyonun tek haneye düştüğü dönemler olsa da bu durum sürdürülebilir olmaktan uzak” dedi. Ayrıca, benzer bir durumun Hindistan gibi ülkelerde de gözlemlendiğini ifade etti.
“TÜRKİYE JEOPOLİTİK OLARAK ÇOK KRİTİK BİR YERDE”
Yalman, Amerika, İsrail ve İran arasındaki çatışmanın Türkiye üzerindeki olumsuz etkilerini de değerlendirdi. “Türkiye, jeopolitik açıdan kritik bir konumda ve son dönemde yaşanan savaşlar, hem güvenlik hem de ekonomik açıdan ciddi tehditler oluşturmakta. Altın fiyatları üzerindeki etkileri her zaman gözlemlenebiliyor. Konut fiyatlarının artmasıyla birlikte, vatandaşların küçük tasarruflarını altına yönlendirmesi durumu ortaya çıkmakta; bu da konut alımında zorluk çekenlerin altını tekrar yastık altına yatırmasına neden olmakta” dedi. Yalman, yastık altındaki altınların ekonomiye kazandırılmasının önemini yineledi.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)

















