
Bilinçsiz mantar tüketimi ölümle sonuçlanıyor…
Dünya genelinde binlerce farklı mantar türü bulunmaktadır ve bunlardan bazıları insan sağlığı için ciddi tehditler oluşturmaktadır. Bu tehlikeli türlerden pek çoğu, yenilebilir mantarlarla benzerlik gösterdiği için amatör toplayıcılar tarafından yanlışlıkla tüketilebiliyor.
Zehirli mantarlar, yalnızca birkaç saat içinde sindirim sistemi, karaciğer ve böbreklere zarar verebiliyor; bazı türlerin etkileri ise günler sonra ortaya çıkıyor.
Uzmanlar tarafından kesinlikle yenmemesi gereken en tehlikeli mantar türleri şunlardır:
1. ÖLÜM ŞAPKASI (Amanita phalloides)
Bu tür, özellikle Avrupa, Kuzey Amerika, Asya ve Avustralya olmak üzere birçok bölgede yaygın olarak bulunmaktadır. İçerdiği amatoksin adlı son derece güçlü toksin, vücuttaki protein sentezini engelleyerek karaciğer ve böbreklerde ciddi hasar meydana getirebilir.
Düşük miktarda tüketimi bile ölümle sonuçlanabilir. Bugüne dek bildirilen mantar zehirlenmesi vakalarının yaklaşık yüzde 90’ı ölüm şapkasından kaynaklanmaktadır.
2. ÖLÜM MELEĞİ (Amanita bisporigera, Amanita virosa, Amanita ocreata)
Tamamen beyaz renkte ve şemsiye şekline benzer bir yapıda olan bu mantar türü, amatoksin bulundurduğu için ölüm şapkası kadar tehlikelidir.
Özellikle Kuzey Amerika’da yaygın olarak görülen ölüm meleği, yalnızca bir tanesinin tüketilmesiyle dahi karaciğer yetmezliği gibi ciddi sonuçlara yol açabilir.
3. CENAZE ÇANI (Galerina marginata)
Genellikle çürüyen ağaç gövdeleri ya da ağaç diplerinde yetişen bu mantar, görünüşü itibarıyla yenilebilir türlerle karıştırılabilecek kadar masum görünmektedir. Ancak içerdiği amatoksin nedeniyle son derece tehlikeli bir niteliğe sahiptir.
Karaciğer ve böbreklerde kalıcı hasar yaratabilir ve bazı uzmanlara göre, zehirlilik düzeyi ölüm şapkasını bile geçebilir.
4. ÖLÜMCÜL ÖRÜMCEK MANTARI (Cortinarius orellanus ve Cortinarius rubellus)
Bu mantar türleri orellanin adlı toksini içerir. Bu madde, böbreklerde yavaş ama kalıcı hasar meydana getirebilir. Semptomlar genellikle geç başladığı için tanı koymak zor olabilir; bazı durumlarda belirtiler 2-3 hafta sonra ortaya çıkar.
Başlangıçta grip benzeri belirtiler göstermesi, yanlış teşhis ihtimalini artırır. Ancak müdahale edilmediği takdirde böbrek yetmezliği gibi ciddi durumlar gelişebilir.
Doğadan toplanan mantarların yalnızca görünüşlerine bakılarak tüketilmemesi gerektiği vurgulanmaktadır. Toksin içeren pek çok tür, pişirme ya da kurutma işlemleriyle zararsız hale gelmez.
Halk arasında “bir lokmadan bir şey olmaz” anlayışı, yıllar içerisinde pek çok zehirlenme ve ölüm vakasıyla sonuçlanmıştır.
Ne Yapmalı?
Doğada bulunan mantarların uzmanlar tarafından tanımlanmadan toplanıp tüketilmemesi gerekmektedir. Şüpheli mantar tüketimi durumunda, belirtiler görülmese dahi vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
Mantar tüketimi sonrası ishal, mide bulantısı, baş dönmesi, kas ağrısı ya da grip benzeri semptomlar görülmesi durum




