
İsrail’in gerçekleştirdiği saldırılar sonucunda yaklaşık 2,3 milyonluk nüfusun yaklaşık 2 milyonu evlerini terk etmek zorunda kaldı. Gazze’de, altyapının yüzde 90’dan fazlası tahrip oldu.
Söz konusu bölgedeki hastaneler, sağlık kuruluşları, su arıtma tesisleri, kuyular, kanalizasyon ve su şebekeleri büyük zarar gördü. Temiz suya erişim, özellikle çadırlarda yaşayan Filistinliler için oldukça zor hale geldi.
Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte derme çatma çadırlarda kalan Filistinliler, sıcak hava, su sıkıntısı ve haşere ile kemirgenlerin varlığına rağmen hayatta kalmaya çalışıyorlar.
“SON DERECE ZORLU ŞARTLARDA YAŞIYORUZ”
Muna Ebu Ataya, yazın gelmesiyle birlikte çadır kamplardaki zorlu yaşam koşullarını dile getirerek, “Son derece zorlu şartlarda yaşıyoruz. Çadırlar yaşamak için uygun değil. En küçüğü 2 yaşında olan 4 çocuğum var. Geceleri sıcaktan uyuyamıyorlar. En önemli şey çocuklar için su temin edebilmek ama duş alabilmek için her zaman su olmuyor.” şeklinde konuştu.
Filistinli kadın, 2 yaşındaki çocuğunda sıcak alerjisinin başladığını ve onu suyla serinletmeye çalıştığını, ancak su bulmanın da zor olduğunu belirtti.
“SİVRİSİNEKLERDEN DOLAYI UYUYAMIYORUZ”
Sıcaklardan bunaldıklarını ve serinlemek için bir yol bulamadıklarını ifade eden Ebu Ataya, “Sıcaklık, su derken gerçekten çok sıkıntı çekiyoruz. Bir de kemirgenler, haşereler ve sivrisinekler var. Özellikle geceleri sivrisineklerden uyuyamıyoruz; gündüz uyumak istesek de sıcaktan bir şey yapamıyoruz.” dedi.
“BU HAYAT BENİ YORDU, GERÇEKTEN DE YORDU”
Gazze’nin kuzeyindeki Beyt Lahiya bölgesinden Hafsa Saide Maruf, yaşadıkları zorlukları gözyaşlarını tutamayarak anlatarak, “Bu hayat beni yordu, gerçekten de yordu. Biz kendi yerimizde, kendi yurdumuzda kaldık. Evlatlarımızı öldürdüler.” şeklinde ifade etti.
Filistinli kadın, “Su 3-4 günde bir geliyor ve bu zorlukların üstüne bir de sıcakla başa çıkmak zorundayız. Kim çadırda yaşamak ister ki, eşekler bile istemez.” diyerek durumlarını özetledi.
















