
Gazze’ye yönelik askeri operasyonlar ve Lübnan’daki işgal faaliyetleri ile ciddi şekilde uluslararası tepki çeken İsrail hükümeti, iç politikada da eleştirilerin gölgesinde kalıyor.
İran’a karşı gerçekleştirilen saldırılar sonrasında kaybeden taraf olduklarını düşünen İsrailli seçmenler, yaklaşan seçimlerde mevcut hükümete muhalif isimleri desteklemeyi düşünme eğiliminde.
İsrail’de 2007-2009 yılları arasında Adalet Bakanlığı görevini üstlenen bir yetkili, “Maariv” gazetesine verdiği röportajda, Gazze Şeridi’ndeki çatışmaların sonuçları ve bu durumun İsrail’in uluslararası imajı üzerindeki etkileri hakkında değerlendirmelerde bulundu.
“DÜNYA GAZZE’Yİ İZLİYOR”
Yetkili, “Dünyada milyonlarca insan, televizyon ekranlarından Gazze’deki yıkımların yanı sıra, hayatını kaybeden ve yaralanan çocukların görüntülerine tanıklık ediyor.” ifadesini kullandı.
Aynı zamanda, izleyicilerin Gazze’deki enkazların arasında ve zorlu hava koşullarında yaşam mücadelesi veren insanları da gördüğünü belirtti.
“KÜRESEL KAMUOYUNDAKİ ALGI DEĞİŞİMİ GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURULMALIDIR”
İsrail’in bu durumun kendi çıkarlarına hizmet ettiğini ve caydırıcılık gücünü artırdığını düşünenlerin bulunduğunu belirten yetkili, şu şekilde devam etti:
“Ancak bu, meseleye yalnızca bir açıdan bakmayı ifade ediyor. İsrail’in sınırlı caydırıcılığının yanında, küresel kamuoyundaki algıların değişmesi, Arap dünyasında meydana gelen dönüşüm ve İsrail’in çıkarlarına aykırı gelişmelerin yarattığı bedel de göz önünde bulundurulmalıdır.”
“GAZZE SALDIRILARI BU ALGILARI GÜÇLENDİRDİ”
Yetkili, Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’nde süren çatışmaların yarattığı yıkımın, İsrail’in dost ve müttefikleri dahil olmak üzere, dünya kamuoyunda ülkeye karşı olumsuz bir algı oluşturduğunu belirtti.
Filistin topraklarını işgal eden İsraillilerin Batı Şeria’da artan saldırılarına dair de değerlendirmelerde bulundu. “Küresel kamuoyundaki değişim ve İsrail’e karşı tutumun tersine dönmesi, uluslararası konumumuzun zayıflamasına ve Filistin’e yönelik halk desteğinin artmasına neden oldu.” dedi.
“İSRAİL’İN BENZERİ GÖRÜLMEMİŞ BİR AŞAĞILANMA SÜRECİNE GİRMESİNE NEDEN OLDU”
Yetkili, bu süreçte meydana gelen tüm gelişmelerin İsrail’in devlet güvenliğini olumsuz etkilediğini, uluslararası itibarını zedelediğini ve ülkenin düşmanlarının konumunu güçlendirdiğini ifade etti. Ayrıca, ülkenin yaptırım riskiyle karşı karşıya kalabileceğinin altını çizdi.
ABD ile ilişkiler hakkında ise, “Mevcut başbakanın siyasi zayıflığı, geçmişteki liderlerin hem onu hem de İsrail’i benzeri görülmemiş bir aşağılamaya maruz bırakmasına zemin hazırladı.” ifadelerini kullandı.

















