
İstanbul Sanayi Odası tarafından İstanbul Valiliği himayelerinde ve Sıfır Atık Vakfı koordinasyonunda, 1-7 Haziran tarihleri arasında “İstanbul Sıfır Atık Haftası” çerçevesinde “Sanayinin Sıfır Atık Yolculuğu: Döngüsel İş Modelleri” adlı toplantı düzenlendi.
Döngüsel iş modellerinin sıfır atık hedefine ulaşmadaki rolünün ele alındığı bu toplantının açılış konuşmalarını İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı, Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve İstanbul Valisi gerçekleştirdi.
Toplantıda, döngüsel ekonomi odaklı politikalar, uluslararası ticarette döngüsel iş modellerine yaklaşım, eko-tasarım ve dijital ürün pasaportu uygulamalarının etkileri masaya yatırıldı. Ayrıca çevresel, sosyal ve ekonomik avantajlar, sanayide kaynak verimliliği, sıfır atık uygulamaları ve yenilikçi iş modelleri konuları alanında uzman kişiler tarafından tartışıldı, iyi uygulama örnekleri paylaşıldı.
Ayrıca sıfır atık yaklaşımının sanayi sektöründe yaygınlaştırılmasına yönelik, üretim süreçlerinde kaynak ve su verimliliğinin artırılması amacıyla İstanbul Sanayi Odası ile Sıfır Atık Vakfı arasında bir iş birliği protokolü imzalandı.
“SIFIR ATIK YAKLAŞIMI YALNIZCA ÇEVRESEL SORUMLULUK DEĞİL; AYNI ZAMANDA REKABETÇİLİĞİN TEMEL UNSURU”
İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı, açılış konuşmasında Sıfır Atık yaklaşımının yalnızca çevresel sorumluluk değil, ekonomik rekabetçiliğin ve toplumsal dayanıklılığın da önemli bir unsuru olduğuna dikkat çekti. “Bu hareket, Türkiye’nin sürdürülebilirlik alanında bir küresel lider konumuna yükseldiğinin en güçlü kanıtıdır. Birleşmiş Milletler’in Uluslararası Sıfır Atık Günü olarak ilan etmesi, ülkemizin bu alandaki liderliğini onaylar nitelikte.” şeklinde konuştu.
Bahçıvan, “İklim değişikliği, kirlenme ve biyolojik çeşitlilik kaybı” gibi dünyayı etkileyen büyük krizlere karşı, döngüsel ekonominin yalnızca çevsel bir tercih değil, sürdürülebilir kalkınmanın sağlanması için ekonomik bir zorunluluk olduğunu belirtti.
“TÜRKİYE’NİN KÜRESEL REKABET GÜCÜ ARTAR”
Bahçıvan, yaptığı açıklamada, “Küresel ekonomi, ‘al-kullan-at’ anlayışı nedeniyle yılda yaklaşık 25,4 trilyon avro değerinde ekonomik kayıp yaşıyor. Bu durum, döngüsel iş modellerinin sağladığı verimlilikle azaltılabilir.” dedi. Kaynakların verimli kullanıldığı döngüsel ekonomi sayesinde Türkiye sanayisinin bu süreçten kazançlı çıkabileceğini vurguladı.
Ayrıca, sürdürülebilir üretim için üniversite-sanayi iş birliklerine ve Ar-Ge yatırımlarına önem verilmesi gerektiğini ifade etti. Dönüşüm sürecinin desteklenmesinde, endüstriyel simbiyoz uygulamalarının artırılmasının önemine de değindi.
“COP31’DE TÜRKİYE’NİN ÖZEL SEKTÖR GÜCÜNÜ DÜNYAYLA PAYLAŞACAĞIZ”
Bahçıvan, 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı’nın COP31 oturumuna değinerek, Türkiye’nin iklim değişikliği ile mücadeledeki viz

















