İsrail Dış İstihbarat Servisi MOSSAD’ın, Lübnan’da Hizbullah üyelerinin kullandığı çağrı cihazlarına sızdığı ve pillerine patlayıcılar yerleştirdiği iddiası ortaya atıldı. MOSSAD’ın cihazlara önceden ulaşarak patlayıcı madde yerleştirdiği ve infilak ettirdiği öne sürüldü. Al Jazeera televizyonunun aktardığına göre, patlayıcılar cihazlara 5 ay önce yerleştirildi ve Amerika Birleşik Devletleri ve Tayvan menşeli şirketler tarafından üretilen cihazlara el konuldu. MOSSAD’ın gerçekleştirdiği siber saldırı tüm dünya kamuoyunda geniş yankı buldu.
Sosyal medyada, infilak eden çağrı cihazlarının görüntüleri paylaşıldı ancak doğrudan Motorola markasına ait olan cihazların görüntülerine henüz ulaşılamadı. Çağrı cihazları, Apollo Gold şirketi tarafından üretilen ve Hong Kong menşeli Apollo Systems HK şirketi tarafından satılan modellerin de infilak edenler arasında olduğu belirtildi. Apollo Systems HK, dünya çapında çağrı cihazları ve iletişim sistemleri sağladığını ifade ediyor ancak bu modellerin ikinci el satışları olabileceği dile getirildi.
Lübnan’da yaşanan patlama sonucunda birçok kişi hayatını kaybetti ve yaralandı. Sağlık Bakanlığı, Hizbullah üyelerinin kullandığı cihazların patlatılması sonucu 9 kişinin yaşamını yitirdiğini, yaklaşık 2800 kişinin yaralandığını açıkladı. İsrail’den ise konuyla ilgili henüz resmi bir açıklama gelmedi. Son günlerde İsrail-Lübnan sınırında artan gerilimler dikkat çekerken, yaşanan bu olayın tansiyonu daha da yükseltebileceği ihtimali konuşuluyor.
Genel olarak, MOSSAD’ın Hizbullah üyelerinin çağrı cihazlarına yerleştirdiği patlayıcılarla gerçekleştirdiği siber saldırı, uluslararası ilişkilerde yeni bir krize yol açabilir. Bu olayın ardından Lübnan ve İsrail arasındaki gerilimlerin artması beklenirken, yaşanan trajedinin etkileri yakından takip ediliyor. Keşfedilen detaylar ve ortaya atılan iddialar, olayın ardındaki gerçeklerin gün yüzüne çıkması için birer ipucu niteliğinde. Bu gelişmeler, bölgedeki diplomatik ilişkileri de etkileyebilir, uluslararası arenada yeni dengelerin oluşmasına sebep olabilir. Tüm bu gelişmeler, bölgesel ve küresel düzeyde yakından takip ediliyor.

















