
ABD merkezli bir internet sitesinde yayımlanan habere göre, ABD Başkanı döneminde NATO ve Avrupa’da önemli sarsıntılar yaşandığı ifade ediliyor.
Bu belirsizlikler arasında Avrupa’nın güvenlik arayışlarını yeniden şekillendirdiği, Türkiye’nin ise bu ihtiyacı karşılayabilecek en güçlü adreslerden biri olduğu değerlendirilmekte.
“EN GÜÇLÜ NATO ÜYELERİNDEN BİRİ”
9 Nisan’da Milli Savunma Bakanı’nın, Türkiye ile Avrupa Birliği arasında daha fazla askeri işbirliği yapılması gerektiğini vurguladığı hatırlatılarak, Türkiye’nin 1952’den beri NATO’nun en güçlü üyelerinden biri olduğu kaydedildi.
Uluslararası medyanın, ABD-Avrupa ilişkilerinin gerilimini ele almasına rağmen, Türkiye’nin savaş nedeniyle etki alanını hızla genişlettiği ve Brüksel için kritik bir müttefik haline geldiği belirtiliyor.
TÜRKİYE’NİN “SIFIR SORUN” POLİTİKASI VE BÖLGESEL İSTİKRAR VURGUSU
Türkiye’nin AB ve NATO içindeki öneminin, komşularla “sıfır sorun” dış politikası benimsemesinden kaynaklandığı ve bu yaklaşımının bölgedeki ortaklarıyla istikrarlı bir güç olma arzusu taşıdığı ifade ediliyor.
Haberde, Türkiye’nin Amerika Birleşik Devletleri ve İran arasındaki arabuluculuk faaliyetlerine katıldığı ve iki ülke arasında mesaj iletme rolü üstlendiği aktarılıyor.
Ayrıca, savaşın bölgesel etkilerini azaltma çabaları kapsamında Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan gibi Müslüman çoğunluklu ülkelerle istişarelerde bulunduğu vurgulandı.
“TÜRKİYE KITASAL GÜVENLİK İÇİN VAZGEÇİLMEZ”
NATO ve AB’nin Türkiye’yi artık dolaylı bir ortak olarak değil, kıtasal güvenlik için vazgeçilmez bir aktör olarak gördüğü ifade ediliyor. Brüksel, Londra, Paris ve Berlin’in, Washington’ın gelecekte NATO’dan çekilmesi veya küçültmesi durumunda Türkiye’ye daha fazla yönelebileceği kaydediliyor.
AB’DEN TÜRKİYE İLE DAHA DERİN İŞBİRLİĞİ ÇAĞRISI
Brüksel açısından Türkiye’nin özel önemi vurgulanarak, Ankara’nın Suriye’deki meşruiyet konularında adımlar attığı ve göç yönetimi ile terörle mücadele alanında AB ile uyum sağladığı belirtiliyor.
Bazı AB yetkililerinin derin bir işbirliği çağrısında bulunduğu ve Brüksel ile Ankara’nın Güney Kafkasya’da yapılandırılmış bir platform oluşturması gerektiği ifade ediliyor.
Avrupa’nın, Türkiye’yi güvenilir bir güvenlik ortağı olarak değerlendirdiği dile getirilirken, Birleşik Krallık’ın Türkiye’ye yeni bir askeri satış gerçekleştirmeye hazırlandığı belirtildi.
TÜRKİYE’NİN İHA GÜCÜNE VURGU
Türkiye’nin jeopolitik yükselişinin önemli unsurlarından birinin insansız hava aracı (İHA) üretimi alanındaki yatırımları olduğu kaydediliyor. Öne çıkan bir Türk şirketinin yalnızca 2024’te yüksek bir insansız hava aracı ihracatı gerçekleştirdiği bilgisi veriliyor. Söz konusu İHA’nın geniş bir coğrafyada kullanıldığı, pek çok ülkede aktif olarak görevde olduğu vurgulanıyor.
Türk İHA’larının, Amerikan rakiplerine karşı büyük bir rekabet avantajı sağladığı, özellikle düşük maliyetleri ve çeşitli görevlerdeki etkinliğiyle dikkat

















