Türkiye’de bireysel borçluluk sorunu ciddi boyutlara ulaşmış durumda. Yapılan araştırmalara göre, 2024 yılının Mayıs ayı sonunda ülkede toplam 123 milyon 108 bin 158 adet kredi kartı bulunmaktadır. Ancak, bu kredi kartlarının sayısındaki artış, borcundan dolayı yasal takibe alınan kişi sayısının da paralel bir şekilde artmasına neden olmaktadır. Öyle ki, 2024 yılının başından itibaren sadece 5 aylık bir süreçte, 531 bin kişi kredi kartı borcu nedeniyle yasal takibe alınmıştır. Bu durum, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 66’lık bir artış anlamına gelmektedir.
Bireysel kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe alınan kişi sayısındaki artış, kredi kartı sayısındaki büyümenin etkileriyle doğrudan ilişkilidir. Mayıs ayı raporlarına göre, Türkiye’deki kredi kartı sayısı son bir yılda yüzde 15 oranında artış göstermiştir. Bu artışın sonucunda toplam 123 milyon 108 bin 158 kredi kartı ülke genelinde dolaşımda bulunmaktadır. Bununla birlikte, kredi kartı kullanıcılarının borçlarından kaynaklanan yasal takip vakaları da hızla artmaktadır. Özellikle 82 yeni kredi kartının çıkarılmasıyla birlikte 1 kişinin yasal takibe alındığı istatistikler, durumun vahametini ortaya koymaktadır.
Geçtiğimiz Ocak-Mayıs döneminde yasal takibe alınan kişi sayısının 513 bin olduğu raporlanmıştır. Bu rakam, bir önceki yılın aynı dönemine göre ciddi bir artışı simgelerken, toplam 4 trilyon 940 milyar 474 milyon TL tutarında işlem gerçekleştirilmiştir. Bu durum, ülke genelinde bireysel kredi ve kredi kartı borçlarına ilişkin daha detaylı bir inceleme yapılmasını gerektirmektedir.
Türkiye’deki ekonomik dengesizlikler ve gelir dağılımındaki adaletsizlikler, bireylerin borç batağına sürüklenmesine neden olmaktadır. Bu nedenle, finansal danışmanlık ve eğitimlerin önemi giderek artmaktadır. Ayrıca, kredi kartı kullanımı konusunda daha kontrollü ve bilinçli yaklaşımların benimsenmesi gerekmektedir. Yapılacak reformlar ve politika değişiklikleri, bireylerin borç yüklerini hafifletmeye ve ekonomik istikrarı sağlamaya yardımcı olabilir. Sonuç olarak, bireysel borçluluk sorununun çözümü, hem bireyler hem de ülke ekonomisi için büyük önem taşımaktadır.

















